1. !f 2013

    Serkan ve Beste’yle !f Festival filmlerimizi seçtik, biletlerimizi aldık. Siz de bakıp fikir sahibi olabilirsiniz.

    Bernie

    Berberian Sound Studio

    Holy Motors

    Pusher

    Ha-Sippur Shel Yossi

    The Queen of Versailles

    Reality

    Samsara

    Celeste and Jesse Forever

    C etait Un Geant Aux Yeux Bruns

    Interior. Leather Bar

    Frances Ha

    The Act of Killing

    Bye Bye Blondie

    Benim Çocukluğum

  2. Ben son zamanlarda… (15 Kasım - 15 Aralık)

    Merhaba

    Zaman yine nasıl akıp geçti gitti anlayamadım ben. Mesela bu ay sadece 1 film izledim ve bunu az önce fark ettim. İş, okul, arkadaşlar derken eve sadece uyumaya gelmişim. Bu ay, bir de ofiste stajyerler arası yarışmaya katıldık. Durum böyle olunca sadece uyumaya geldiğim evimde uykularım bile ortalama 5 saate düştü.

    İşyerindeki yarışmayı kazanmak bu ayın zirve noktasıydı.En büyük desteği ablamdan gördüm. Birçok arkadaşım da bana yardım etmek için çok uğraştı. Hepsine çok teşekkür ediyorum… Dönay’la birlikte çalıştığımız için de şanslı görüyorum kendimizi. Hem yarışma, hem de tüm oyları kazanıp birinci olmak çok eğlenceliydi. Ödüllerimizden biri olarak Nestle’nin yeni reklamlarının lansmanına davet edildik, 10 Aralık akşamı Hadise’nin ve İbrahim Kutluay’ın katılımıyla W Lounge’da keyifli bir gece geçirdik.

    Geçtiğimiz ay bir haftasonunu Tekirdağ’da geçirdim. Tekirdağ’a 2. gidişimdi, ilk gidişimde sadece yol üzerinde durup köfte yemiştik. Bu sefer de aktivite çok farklı olmadı, Tekirdağ demek köfte, peynir tatlısı ve rakı demek. Avşa’ya veya Şarköy’e de gitmeyi düşünmüştüm ama kısmet olmadı.

    Arkadaşlarımla görüşmek adına, çok verimli bir aydı. Artık etrafımdaki evli çift sayısı gün geçtikce artıyor. Bu ay, ev davetlerinde Damla & Kaan’da ve Özlem & Salih’te inanılmaz güzel kahvaltılar yaptım. Aslı & Mehmet’te çok keyifli bir akşam yemeği yedim… Çocukluk arkadaşım Tayfun’la saatlerce sohbet ettim. Üniversite’den ilk arkadaşım Semih’i gördüm mutlu oldum…

    Klasik öneri kısmına geçersek;
    Bu ayın ilk restaurant önerisi, Fıccın. İstiklal, Kallavi Sokaktaki Fıccın’ın menüsünde genellikle Çerkez mutfağından örnekler olsa da bilindik tatlar da karşımıza çıkıyor. Mantısı her zaman favorim olacak sanırım. Meze olarak da fesleğenli levrek çok lezzetli. Herkes humusta da iddialı olduğunu söylüyor ama Fıccın’da bir tek humusu sevemedim.

    İkinci restaurant önerim ise Galata Muhallebicisi. Adına kanmamak gerekir, hem muhallebici değil hem de Nişantaşı, Rumeli Caddesinde. Fiyatları Nişantaşı’ya göre oldukça uygun. Ispanaklı pideleri çok lezzetli. Lezzetin yanında nedense hijyen olarak da çok içime sinen bir yer. Arka bahçede oturursanız, pideniz fırına verilirken nasıl hazırlanıyor, nasıl servis ediliyor izleyebiliyorsunuz.

    Üçüncü önerim Beşiktaş Biber Burger. Henüz bir kez gittim ama çok beğendim. Belki de en son Dükkan Burger’in fiyatları ve az malzemeli, ortalama lezzetli hamburgerlerini yediğim için çok lezzetli buldum. Mano Burger ile yarışır bir lezzet. Kesinlikle bir daha gitmek istediğim bir yer oldu.

    Bir de geçen ay adeta nazar değdirdim, işyerinin hemen yakınındaki çok sevdiğim Salad Station kapandı.

    Gelecek planlarına gelince….
    Bu ay da çok hızlı geçti… Artk hiçbir şeye yetişemiyorum Ev darmadağın, yemeklerimin nerdeyse tamamını dışarıda yiyorum. Bir dur demem lazım.

    Ocak 15’e kadar yeni hedeflerim:

    1) Eve çok geç dönme 2) En az 6 saat uyu 3) Evde daha çok yemek yemeye çalış 4) Okulla daha çok ilgilen

    Ödev ve makalelerden vakit kalırsa 2012 değerlendirmesi çok yakında….

    Sevgiler ^.^

  3. Ben son zamanlarda… (2 Aylık:15 Eylül - 15 Kasım)

    • Merhaba.
    • Son 2 ay çok hızlı geçti.
    • Ben artık hem okuyan, hem çalışan bir birey oldum. İstediğim gibi oldu her şey; Nestlé’de uzun dönem staja, İTÜ’de yüksek lisansa başladım. Hafta içi her gün erken uyanıyorum. En değerli varlığım uykum, neredeyse yarı yarıya azaldı.
    • İş bulma sürecinde işlerinden ayrılırken Mürsel, Yelda ve Cansu kendi pozisyonları için beni önerdiler. Biraz fazlaca hoşuma gitti :)
    • Geçtiğimiz iki ayın en eğlenceli günü kuzenimin düğünüydü. Hayatımda gördüğüm en güzel düğündü. Gelinle, damadın güzelliği gerçekten her şeye yansımıştı.
    • Bir başka çok mutlu olduğum an da Koray Candemir canlı performansıydı. Meğersem Koray her çarşamba Mask Live’da çıkıyormuş. Biz de Pera konseri sonrasında birazcık kaldık, dinledik. “Sade” albümü benim için ergenlikte bir başkaydı. Canlı dinlemek çok hoşuma gitti.
    • Bir de yine canlı Sertab Erener dinledim, yine çok etkilendim. Gerçekten en iyisi…
    • Geçtiğimiz iki ayın en mutsuz günüyse şüphesiz ki Antalya’da 27 Ekim gecesi yaşandı. Antalya mutlu olmak için çok küçük.
    • Antalya demişken, gün geçtikce Dedeman tarafı tarz olarak ne kadar kötüleşiyorsa Kaleiçi de bir o kadar güzelleşiyor. Kaleiçi’nde Tudors Arena canlı performanslar için güzel ve Public ile Art Cafe’nin olduğu sokaklar çok rahat, fiyatlar uygun, tüm eski arkadaşlarını bir arada bulabiliyorsun. 
    • 5 ay önceden biletini aldığım Beirut konserine çok istememe rağmen gitmedim ben. Birlikte gideceğim arkadaşım yurtdışına taşındı. Birlikte gitmek istediğim bir başka insan da yurtdışındaydı. Olmadı. Biletimi iki katı fiyata satıp Film Ekimi biletlerimi aldım ben de. Tesellim bu oldu.
    • Lale Kart’ım olmadığı için saatlerce kuyrukta beklememe rağmen bilet bulup izleyebildiğim Film Ekimi filmleri şöyle: Jack&Diane, Compliance, Black’s Game, Killer Joe, The We and the I, Like Someone in Love.
    • Biz ve Ben”i beğendim en çok.
    • Ben biraz sapık olduğum için izlediğim her şeyi de “check-in” yapıyorum.Geçtiğimiz ay, “Get Glue” değiştiği için kaç dizi izlediğimi bilmiyorum. Güvendiğim dağlara kar yağdı. 
    • Geçtiğimiz 60 günde 12 film izledim. Tavsiye edebileceklerim arasında başı “Ruby Sparks” çekiyor. “Indie movie” sevenler için birebir. “To Rome with Love” için de bir “Midnight in Paris” değil diyorum. Woody Allen bazen zorluyor.
    • Film konusunda geçtiğimiz günlerde yüz yıllık ayıbımı da kapadım; “Léon: The Professional” izledim. Aslında bugüne kadar izlememe nedenim inattı. Sattım inadımı izledim, tabi ki çok hoşuma gitti.
    • Mekan önerisi olmadan olmaz. Hep duyuyordum ama hiç gitmemiştim. Çalışmaya başlayınca hayatıma “Salad Station” girdi. Salata sevmeyene bile sevdirir burası.Bu ayın ikinci önerisi, yolu Maslak - Atatürk Oto Sanayi tarafına düşenlere: “Ege De Maya”; zeytinli kekikli tavuk yemekleri, zeytinyağlıları, lezzetli tatlıları ve dekorasyonuyla iş yeri yakınındaki ikinci favorim.


    Gelecek planlarına gelince….

    • Okul, iş, sınavlar derken artık kendime çok vakit ayıramasam da planlarımdan en önemlisi Gülümser’in başlattığı eğlenceli bağış kampanyasının dördüncüsü: Dance for Children! 1 Aralık’ta Nayah’da (Ayrıntılı bilgi için tık.)
    • Bunun dışında sınav, makaleler, iş, okul, iş, okul…
    • Sevgiler ^.^
  4. Beirut

    Beirut konserine birlikte bilet aldığım arkadaşım yurtdışına taşındı. Şu an tek başıma gidiyorum gibi görünüyor. Eşlik etmek isteyen olursa çok mutlu olucam.

    Pınar gel bize takıl, ortak noktamız Beirut’sa zaten biz çok iyi anlaşırız diyen canımdır mesela… 

  5. Ben son zamanlarda… (15 Ağustos - 15 Eylül)

    • Bu ayın 5 günü Antalya’da, gerisi İstanbul’da geçti. Bu ay biraz abarttım, 62 bölüm dizi ve 9 film izledim.
    • Abraham Lincoln: Vampire Avcısı filminin ne kadar kötü olduğundan bahsetmektense, HBO’nun yeni gözdelerinden, Girls dizisini konuşabiliriz. İzlediğim ilk 3 bölümde aslında Girls’e çok bağlanmadım ama dizinin sürükleyiciliği tartışılmaz. Şu ana kadar 1 sezon yayınlanan dizinin 10 bölümünü 2 günde izledim. İzledikten sonra da “aa muhteşem dizi mutlaka izlemelisin” diyemedim kimseye. Girls biraz değişik. Başroldeki Lena Dunham, dizinin yapımcılık ve yönetmenlik görevlerini de üstleniyor. Dizi küçük evlerdeki, gerçek yaşantıları, dengesiz ilişkileri anlatıyor. Ben izlediğimde çok etkilenmemiştim ama nedense sonrasında çok düşündürdü. Soundtrackleri de çok başarılı.
    • Bir de utançla söylüyorum ki ben Coupling’i yeni izliyorum. Jeffrey adamımsın.
    • Bu ayın lezzet tavsiyelerine gelince… Sanırım şu fani dünyada beni en mutlu eden yemek Antalya’nın güzide ilçesi Korkuteli’deki Şişçi İbo’da yediğim şiş köfte ve piyaz. Allahım o nasıl bir köfte, o nasıl bir piyaz… Ortaya gelen yayla domatesi, közlenmiş soğan.Oyy oyyy! Fiyat-performans açısından da sanırım 100 üzerinden 350 falan veriyorum, öyle mükemmel.
    • Bu ayın ikinci tavsiyesi çok sık gittiğim Beşiktaş’taki Kartal Kokereç. Temiz, lezzetli, geç saatlere kadar açık, Bomonti bira satıyor, fiyatları uygun ve oldukça lezzetli.
    • Bu ay, değişik olarak Bebek Taps Brewerye gittim. Farklı bira çeşitleri tatmak için fiyatlar uygun.
    • Ünlü Fulya Dürümcüsüne de gittim (bildiğin seyyar satıcı). Benzemez kimse sana diyorum Dürümzade. Fulya olayını aklımda büyütmüşüm. Kalın lavaşla olmaz…
    • Gezmelere doyamamışım ben. Karaköy Namlı Gurme’yi lezzetli yiyecekleri için takdir ederken fiyatlar nedeniyle kınıyorum. Pahalı yemekler güzel olmak zorunda olmadığı gibi güzel yemekler de illa ki pahalı olmamalı.
    • Geçen ay bilardo oynayıp çok mutlu olmuştum, bu ay da 2 yıl üzerine Guitar Hero oynayarak çok mutlu oldum.
    • Bu ay Jethro Tull, Eksen on Fair ve RHCP gününde Ziynet Sali konserlerinde bulundum. Üçü de iş içindi. Radyo Eksen’den beklentim çok yüksekti belki de bu yüzden beğenmedim organizasyonu. Bir de giden varsa, bana Bella & Sebastian DJ seti açıklayabilir mi, o neydi öyle?


    Gelecek planlarına gelince…

    • 21 eylülde Turkcell Kuruçeşme Arena’da Beirut’u izleyeceğim için çok heyecanlıyım. Konserden önceki günlerde Beirut, İstiklal Caddesinde “take away show” yapar ve ben kaçırıım diye de çok tedirginim. Belki de hayalperest…
    • Sevgili günlük, geçen ay da gıda mühendisliği yapmadım. Kısmet bu aya…
    • 24 eylülde de okul açılıyor. Yüksek lisans umarım baymaz.
    • Sevgiler^.^ 

  6. Keşke youtube kaç kez dinlediğimi gösterse…
    Son takıntım:
    The Maccabees - Feel To Follow (by TheMaccabeesVEVO)

  7. acukaliekmek:

    - abartmayi seviyorsun
    + hayir, sevmeyi abartiyorum. 

  8. Ben son zamanlarda… (15 Temmuz - 15 Ağustos)


    • Bu ayın ilk yarısı Antalya’da ikinci yarısı İstanbul’da geçti. Yaklaşık 20 gün bilgisayarım tamirdeydi, bu nedenle sadece 6 bölüm dizi ve 7 film izledim. Tavsiye edeceğim bir filmle karşılaşmadım ne yazık ki…
    • Bu ayki lezzet tavsiyelerimden ilki Antalya Mevlana Lokantası/Çorbacısı. Sanıyorsunuz ki çorba tavsiye edicem ama yanılıyorsunuz. Çorba bahane salçalı tereyağlı sıcak ekmekler şahane… Bir çorba için fiyatlarını aşırı bulsam da, 24 saat açık, temiz bir restaurant.
    • İkinci tavsiyem, zaten lezzetinden tereddüt etmediğim Miss Pizza. Hem Cihangir’de hem de Şişhane’de şubesi bulunan bu sevimli İtalyan restaurantı, Nişantaşı pizzacılarına göre fiyat/performans açısından daha başarılı.
    • Üçüncü tavsiyem, Tramvay Cafe/Restaurant. Tramvay çok sık yemek yiyip, hiç pişman olmadığım, makarnasından, ızgaralarına ve hatta smothiee’sine kadar her yaptıklarını beğendiğim bir restaurant.
    • Bu ayın fiyaskosu ise İskenderun/Hatay döneri (daha doğrusu çakmaları). Beşiktaş döner piyasasına da el attım fakat, ya o dönerler bana göre değil ya da ben o dönerlere göre değilim. En kısa zamanda bir Antakya görmek şart oldu!
    • Ben eskiden bilardo oynamayı çok severdim, saolsun bu ay elimden tutan, “ya bu kız oynayamaz” önyargısıyla yaklaşmayan bir arkadaşım bana güvendi. Çok bilardo oynayıp, çok eğlendim. (Robert’e teşekkür ederim :) )
    • Bu ayın en eğlenceli, en huzurlu zamanları Berrylerin çiftliğinde geçti. Fotoğraflar da kendini ele veriyor…
     


    Gelecek planlarına gelince…

    • 28 Ağustos’ta Gnctrkcll kapsamında Turkcell Kuruçeşme Arena’da gerçekleşecek olan açık hava film gösterimine biletimi şimdiden aldım. Sanırım etkinlik çok güzel, biz daha önceki tarihlere bilet bulamadığımızdan gidemedik.
    • En büyük gelecek planı olarak, bu ay artık para kazanmaya başlasam iyi olur… İyi haberlere ihtiyacım var.
    • Ramazan ayında konserler ara vermişti, bu ay mümkün oldukça konserlere devam etmeli…
    • Pera Müzesi’nde de öğrenci sergileri başlamış diye duydum. Araştırmalı!
    • Bir de Film Ekimi heyecanı sarmaya başladı beni. Bu konuya uzun uzun önümüzdeki ay değinirim.
    • Şimdilik bu kadar, 
    • Sevgiler ^.^
  9. Ben son zamanlarda… (15 Haziran - 15 Temmuz)

    • Bu ay zaman gerçekten de su gibi akıp geçti… Sadece  2 bölüm dizi ve 3 film izledim. Film olarak vizyona girdikten 9 hafta sonra, sonunda izleyebildiğim Moonrise Kingdom’ı önerebilirim.
    • Ne kadar az dizi/film izlediysem bu ay, o kadar çok konsere gittim veya konserde çalıştım. Festival olarak ana grupları Megadeth ve Trivium olan Hi-Voltage’ta, GodsKitchen Fusion’da ve Oh Land’e aşık olduğum Mono Festival’de bulundum. Festivaller harici de Charlotte Gainsbourg, Two Door Cinema Club, Metronomy, Duran Duran ve Chris DeBurgh konserlerinde bulundum.
    • O an yanımda bulunan hiçbir arkadaşımın tanımadığı, Cannes Film Festivali’nde en iyi kadın oyuncu ödülünü alan oyuncu/müzisyen insan Charlotte Gainsbourg soundcheck öncesi konser alanında bebeğiyle gezerken ben de ekmek arası köfte yiyordum. Oldukça ilginç bir andı bence. 
    • Artık işinize yaramaz ama not alınmalı, seneye Mono Festival kaçırılmaz. Kilyos sahili, festival ortamı ve her şey mükemmele yakındı.
    • Annem gelince müze turu yaparız sanmıştım ama zaman bulamadık. Sadece Tophane-i Amire’de hala devam eden “Great Masters: Michelangelo, Leonardo & Raphael” sergisine gidebildik. Orijinal eserlerin yer almadığı sergide rönesansın popüler çocuklarının hikayeleri ve başyapıtları videolarla, maketlerle anlatılıyor.

    Balo ve mezuniyete gelirsek,

    • Balo tam bir düğündü! Suada’da gerçekleşen etkinlik, herkesin düğün sahibi olduğu, bazı kızların kayınvalide gibi giyindiği, sadece müziklerin başında “damadın ve gelinin arkadaşlarını dans pistine bekliyoruz” demedikleri dev bir düğündü.
    • Çok çılgın bir çocuk da baloda sevgilisine evlenme teklifi etti. Kız da “Evet! Evet!” diye çığlıklar attı. Yaşıtlarımın evlilik merakına şaşırmam tepe noktasına ulaştı o gece.
    • Belki de beğenmemem, eğlenmemem benim huysuzluğumdu. Balodan bir önceki gece 2-3 saat kadar acil serviste serum ve ağrı kesici aldım. Ertesi gün haliyle böbrek ağrılarım devam ediyordu, antibiyotik kullanıyordum ve alkol tüketemedim. O gece benimle ilgilenen doktor ve doktor olmayan arkadaşlarıma da teşekkür ederim :)
    • Yeni nesillere tavsiyem balodan uzak durmaları, ben bile arkadaşlarım arasında en az para harcayan olarak pişmanım. Ah ah o paraya ne konserlere ne tatillere gidilirdi
    • Mezuniyet ise oldukça uzun bir tören olmasına rağmen keyifliydi. Tören esnasında bana diplomamı vereceklerinden haberim bile yoktu. Eve diplomayla yollamalarına şaşırdım.


    Gelecek planlarına gelince

    • İTÜ Gıda Mühendisliği yüksek lisans programına kabul edildim ve kaydoldum ama bu konuya bu ay değinmek istemiyorum, yeni mezun sendromum devam ediyor.
    • Sevgiler ^.^ (from Antalya with love)

    Ps. Saçlarımı da eski haline getirdim. 
    Çok önemli düzeltme : Eşeklik edip, bu ay bu kadar çok konserde bulunmamı sağlayan Wingman Productions’a, Efe Ege’ye  ve Yakup Cemel’e teşekkür etmeyi unutmuşum…
  10. Merhaba. Sizi merakla takip ediyorum. Blogunuz inanılmaz güzel. Bana da böyle bir blog hazırlayabilir misiniz?

    Tumblr’da veya Blogspot’ta blog yazmak gerçekten çok kolay. Son zamanlarda bloguma çok zaman ayıramadığım için üzülüyordum, teşekkür ederim.

  11. Oh Land - Wolf & I (Live) 

    Post-concert sendromdayım.

    “in the endless sky we are but one hmmmm mmmm”

  12. Ben son zamanlarda… (15 Nisan - 15 Haziran)

    • Her ay yazacağım dedim ama beceremedim. İki aylık birikti ama olsun.
    • Son iki ayda 39 bölüm dizi ve 18 film izledim. 10 gün önce mezun olduğum için son 2 ayda bir şeyler izlemeye çok vakit ayıramadım.
    • Dizi olarak Modern Family’e başladım, bunca zamandır neden izlemediğimi düşünüyorum. İzlediğim filmler arasında da tavsiye edebileceğim sadece Cafe de Flore
    • Evet, ben mezun oldum. Mühendis sıfatım var artık.
    • Son zamanlarda keşfettiğim lezzetler, arkadaş durumundan Antakya yöresinden oldu. İstiklal Caddesi’nde McDonald’s sokağındaki Antakya Mutfağı’na aslında mezeler için gittik fakat mezeler abartılacak kadar güzel değil. Ama dürüm çok lezzetli, Mehmet Yaşin tabiriyle damak çatlatan bir lezzet:) İkinci Antakya keşfim de Eminönü’de Mısır çarşısıyla, demirciler çarşısı arasında kalan sokakta bulunan Lezzet-i Şark’ta yediğim künefe oldu.
    • Müzik olarak, son 2 ayda 7 canlı performans izledim. Bir ergenlik hayalim olan Vega konseri, berbat ses düzenine rağmen en sevdiğim oldu. Tavsiye edebileceğim performans, İzmir Kybele’de sahne alan Ocean grubu. İzmir’de bir çok yerde giriş ücretli ama Ocean hak ediyor. Foster the People çalarlarken çok eğlenmiştim:)
    • Hem müzik hem yeni bar tavsiyem de Antalya’daki Irish Pub. Dedeman tarafında olsa da Antalya’da da sonunda güzel barlar açılıyor, çok mutlu oluyorum.
    • Bahar insanı olduğumdan sanırım, nisan-mayıs geçişi her yıl olduğu gibi çok güzeldi. Dönay ve Yakup‘la İzmir tatilimiz çok eğlenceliydi. Mayıs-Haziran geçişi ise çok zorlu geçti ama içime sinen bir bitirme tezim oldu, mezun oldum.
    • Geçtiğimiz ay Seyfi Teoman’ın vefatına çok üzüldüm. O güzel mavi gözleri, heyecanla “Bizim Büyük Çaresizliğimiz”i anlattığı günü unutamayacağım.

    • Gelecek planlarına gelince, en yakın zamandan başlarsak bu akşam dinlemekten sıkılmayacağım,arkadaşlarımın grubu çok çok eğlendiren Curcuna‘yı dinlemek için Baykuş Bar’da olacağız. Hem belki tumblr sakinlerinden Pelin - Pınar kardeşler de gelecek.
    • 26 Haziran günü Suada’da fakülte mezuniyet balosuna, 28 Haziran günü Maçka Küçükçiftlik Park’ta Two Door Cinema Club ve Metronomy konserine, 29 haziran günü İTÜ stadyumunda mezuniyet törenine katılacağım.
    • Son 2 ayda hiç müze-sergi gezmedim. Annem İstanbul’a geldiğinde onunla müze turu yapmayı planlıyorum.
    • Belki en önemlisi Eylül ayında gerçekleşecek olan Beirut konserine canım ablam bana bilet aldı. Çok mesudum a dostlar:) 
    • Sevgiler ^.^

  13. “Duvarların sağlam, yıkılmaz sanıyorsun. Sen öyle zannet, ben anlarım.”

    Bazı şarkı sözleri çok …

  14. The Killers - Bones

About me

"take me out tonight where there's music and there's people and they're young and alive"